Harry Kewel, İStanbul'a Geldi

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   


Galatasaray Kulubü'nün İngiltere'nin Liverpool Kulubü'nden transfer ettiği Avusturalyalı orta saha oyuncusu Harry Kewel, İstanbul'a geldi.

Yönetim kurulu üyesi Haldun Üstünel ile birlikte Fransa'dan İstanbul'a gelen Kewell'ı, Galatasaray Futbol AŞ. Genel Müdürü Adnan Sezgin Atatürk Havalimanı'nda karşıladı.

Atatürk Havalimanı'na gelen Avusturalyalı futbolcu, Yönetim Kurulu üyesi Haldun Üstünel ile birlikte Türkiye'ye giriş yaptı.

Taraftarların ve basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaşan futbolcu, güçlükle havalimanından ayrılabildi.

Öte yandan gün içinde menajerinin "Bazı sorunlar var" açıklamasının ardından Galatasaray Kulubü Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin ise bir sorun olmadığını ve 29 yaşındaki futbolcunun Atatürk Havalimanı'nda olacağını belirtmişti.


HARRY KEWELL KİMDİR?

29 yaşındaki yıldız futbolcu 1995-2003 yılları arasında Leeds United'da forma giydi. Bu forma altında 232 karşılaşmaya çıkan Avustralyalı futbolcu 63 gole imza attı. Bu başarılı performansının ardından Liverpool'a transfer olan Kewell 137 karşılaşmada 16 gole imza attı. Başarılı futbolcu 2007-2008 sezonunda sakatlıklar nedeniyle sadece 13 maçta forma giyebildi.



Doğum Tarihi

22 Eylül 1978

Pozisyonu

Ortasaha ve Forvet


Kariyeri
1995-2003 Leeds United

(232 maç, 63 gol)

2003-2008 Liverpool

(137 maç, 16 gol)
 

FenerbahçE HocasıNa KavuşTu

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

Fenerbahçe’nin sözleşme imzaladığı İspanyol teknik direktör Luis Aragones, İstanbul’a geldi.Fenerbahçe Kulübü asbaşkanları Mahmut Uslu ve Şekip Mosturoğlu ile Madrid’ten İstanbul’a gelen Aragones’i, havalimanında az sayıda taraftar topluluğu coşkulu bir şekilde karşıladı.

Taraftarlar güvenlik nedeniyle havalimanı içine alınmazken, basın mensuplarının yoğun ilgisi nedeniyle İspanyol teknik adam zor anlar yaşadı. Aragones’in çevresinde izdiham oluştu. Gümrüklü bölgeden yönetici Uslu ve çevresindeki güvenlik elemanları eşliğinde çıkan Aragones’in çevresini bir anda çok sayıda basın mensubu sardı.

Görüntü almak isteyen kameramanlar ve foto muhabirleri eşliğinde zorlukla ilerleyen Aragones, dış hatlar geliş terminalinden çıktıktan sonra kendisi için bekletilen araca binerek, konaklayacağı otele hareket etti.

Alan dışında bulunan az sayıdaki coşkulu taraftar kalabalığı İspanyol teknik adama sevgi gösterisinde bulunarak tezahüratlar yaptı. Havalimanı çıkış kapısının önünde bekleyen vatandaşlar, İspanyol çalıştırıcıyı alkışladı.

Kafileyi karşılamak için havalimanına gelen kulüp yetkilileri Aragones için çiçek getirirken, İspanyol çalıştırıcının boynuna Fenerbahçe atkısı asıldığı görüldü.

Bu arada, yoğun taraftar ihtimaline karşılık önlem amacıyla alan dışında Çevik Kuvvet ekibi bekletildiği gözlendi.

Aragones’in imza töreniyle ilgili kulüpten herhangi bir açıklama yapılmadı.

SON BOMBA SONG

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Rigobert Song

Transferin hızlı takımı Trabzonspor, Galatasaray'la sözleşmesi sona eren Kamerunlu defans oyuncusu Rigobert Song'u kadrosuna kattı.

Trabzonspor, son 4 sezondur Galatasaray'da forma giyen Rigobert Song ile sözleşme imzaladı.

Bordo-mavili kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Fransa'ya giden kulüp genel saymanı Mahmut Aksu'nun oyuncu ve menajeriyle bir araya geldiği belirtildi. Görüşmenin ardından tarafların tüm şartlarda anlaşmaya vardığı ve Song ile 2 yıllık sözleşme imzalandığı kaydedildi.

Galatasaray'la olan sözleşmesi sona eren ve bu kulüple yeniden masaya oturmayan Song'un, Trabzonspor'la maç başı anlaşmaya vardığı öğrenildi.

30 Haziran'da başlayacak kamp öncesi Trabzon'a gelerek iki yıllık sözleşmeye imza atması beklenen 32 yaşındaki Kamerunlu futbolcu, Galatasaray'da 4 sezonda oynadığı 108 maçta 4 gole imza atarken, 119 kez de Kamerun Milli Takımı forması giydi.

ŞAmpiyon üLkesine DöNdü

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Şampiyon ülkesine döndü2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Kupası'nı kazanan İspanya Milli Takımı, kupayı ülkesine getirdi.
Başkent Madrid'deki Barajas Havaalanı'na inen milli takım kafilesini taşıyan uçağın üzerine "İspanya Milli Takımı-Şampiyonlar" yazılması dikkat çekti. Uçağın tekerleklerinin piste değmesinden sonra pilot, kabininden İspanyol bayrağı sallanmaya başlandı.

Barajas Havaalanı'nda yer hizmetlerinde çalışan personeller de İspanya Milli Takımı'nın formaları ve bayrakları ile milli futbolcuları karşıladı. Uçağın kapıları ilk açıldığında kaptan İker Casillas ve teknik direktör Luis Aragones birlikte kupayı kaldırarak çıktılar.

Havaalanında milli takım kafilesi üstü açık otobüse binerken, basına kısa bir açıklama yapan Luis Aragones yaşadıklarından ve kupayı İspanya'ya getirdikleri için çok heyecanlı olduğunu ve özellikle futbolculardan duyduklarından çok etkilendiğini söyledi.

Milli takım kafilesinden yetkililer, basına verdikleri demeçlerde, yolculuk boyunca milli futbolcuların Luis Aragones'e kalması için "Luis bizimle kalmazsa biz hareket etmiyoruz" şeklinde tezahürat ettiklerini bildirdiler. Milli takım için Madrid'de görkemli bir karşılama hazırlanırken, otobüsle kent merkezindeki Colon Meydanı'na gidecek olan millileri binlerce İspanyol karşılayacak ve havai fişeklerle büyük bir kutlama yapılacak.

Öte yandan Fenerbahçe'nin 2 yıllık ön sözleşme imzaladığı Luis Aragones'e kal baskısı, bugün gün boyunca devam etti. Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero'dan sonra İşçişleri Bakanı Alfredo Perez Rubalcaba ve ana muhalefetteki Halk Partisi'nin lideri Mariano Rajoy da Aragones'in kalması yönün görüş bildirdi.

Rubalcaba, "Luis çok fazla suçlamalara katlanmak zorunda kaldı ama sonunda görüyoruz ki haklıydı. Mükemmel bir takım yarattı. Milli takım taraftarı olarak kalması hoşuma gider ama giderse de onu anlayışla karşılarım" derken, Rajoy da "İnşallah Dünya Kupası'nda da takımın başında olur. Çünkü oynattığı takım herkesin hoşuna gitti ve cesaret verdi. Aragones konusunda aldananların hatalarını kabul etme zamanı geldi" şeklinde konuştu.

 


Hamit AltıNtop En Iyi 11'de

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

 


Hamit Altıntop en iyi 11'de

Hamit Altıntop en iyi 11'de

 

Frankfurter Rundschau gazetesi, Avrupa Futbol Şampiyonası'nın "en iyi 11"inde milli futbolcu Hamit Altıntop'a yer verdi.

Gazeteye göre, en iyi kaleci Hollandalı 37 yaşındaki Edwin van der Sar olurken, defansta Rus oyuncu Juri Schirkow, Çek Cumhuriyeti'nden Tomas Ujfalusi, Portekizli Pepe ve İspanyol Sergio Ramos'a yer aldı.

Orta sahanın en iyi oyuncuları arasında "orta saha motoru" olarak gösterilen Hamit Altıntop'un yanı sıra İspanyol futbolcu David Silva ve Hamit'in Bayern Münih'ten takım arkadaşı Alman milli oyuncusu Bastian Schweinsteiger, forvette de İspanyol David Villa, Rusya'dan Roman Pavljutschenko ve Adrej Arshawin gazetenin "en iyi 11"inde yerlerini aldılar.

Hamit için, "Orta sahanın motoru olarak çalıştı. Motor devamlı çalıştı. Özellikle son dakikalarda güzel asistler yaptı" denildi.

"EN KÖTÜ 11"
Gazeteye göre, Yunan kaleci Antonis Nikopolidis, Almanya'dan Christopf Metzelder ve Mario Gomez, dünya şampiyonu İtalya'dan Simone Perrotta, Marco Materazzi ve Luca Toni, Fransa'dan Willy Sagnol ve Florent Malouda, İsviçere'den Ludovic Mgnin, Avusturya'dan Ronald Linz ve İsveç'ten Fredrik Ljungberg turnuvanın "en kötü 11"ini oluşturdu.

 

Son Maç

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Almanya ve İspanya, 29 Haz 21:45

BOĞA EZDİ GEÇTİ: 0-3

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   


27.06.2008 01:46
EURO 2008'de finalin adı Almanya-İspanya oldu. Avrupa Şampiyonası yarı final mücadelesinde İspanya, Rusya'yı 3-0 mağlup etti ve adını finale yazdırdı. Avusturya'nın Ernst Happel Stadı'nda ilk yarısı golsüz eşitlik ile sona eren karşılaşmada İspanya'nın golleri 50. dakikada Xavi, 73. dakikada Güiza ve 83. dakikada Silva'dan geldi. Boğalar baştan sona üstün oynadığı maçta çok rahat bir galibiyete uzandı. İspanya ile Almanya 29 Haziran Pazar günü Ernst Happel Stadı'nda final maçına çıkacak.


RUSYA'DA ÖNEMLİ EKSİKLER...
İspanya ile Rusya arasında oynanan karşılaşmada Ruslar'da iki önemli oyuncu kart cezası nedeniyle bu kritik maçta takımlarındaki yerini alamadı. Kart cezalısı Dmitriy Torbinskiy ve Denis Kolodin Rusya'da cezaları nedeniyle forma giyemezken, İspanya tam kadro bu maça çıktı. Fenerbahçe ile anlaşan İspanya Milli Takım Teknik Direktörü Luis Aragones sahaya kalede Casillas, savunmada Sergio Ramos, Puyol, Marchena ve Capdevilla, orta sahada Senna, Iniesta, Xavi ve Silva, ileri uçta ise David Villa ve Fernando Torres 11'iyle çıktı. Rusya Teknik Direktörü Guus Hiddink ise kalede Akinfeyev, savunmada Anyukov, Berezutsky, Ignashevich ve Zhirkov, orta sahada Semak, Semshov, Saenko ve Zyranov, forvette ise Arshavin ve Pavlyuchenko 11'iyle maça başladı.

İSPANYA HIZLI BAŞLADI...

EURO 2008'de ikinci finalisti belirleyecek karşılaşmaya daha etkili başlayan taraf İspanyollar'dı. Oyunu kendi yarı sahasında kabul eden Ruslar'ın üzerine çok adamla giden Boğalar, özellikle sağ kanattan tehlikleli ataklar geliştirdi. Sergio Ramos'un üst üste yaptığı bindirmeler ile başlayan tehlikeler, bu yarıda sonuç vermedi. Ramos, getirdiği bu toplarda bazen Rusya kalesini de yokladı ancak bu girişimleri Akinfeyev'in ellerinde kaldı. Karşılaşmanın ilk tehlikeli pozisyonu da İspanya'dan geldi, 6. dakikada Villa'nın indirdiği topla ceza sahası içinde buluşan Fernando Torres rakibini geçip dönerek vurdu, top Akinfeyev'in ayaklarından döndü. İspanya baskılı taraf olarak gözükse de sert Rus savunması arasında net pozisyonlar bulmakta zorlandılar. Ruslar ancak 25. dakikadan sonra oyunda dengeyi kurmaya başladı, bu dakikadan sonra Pavlyuchenko ile çok tehlikeli ataklar geliştiren Ruslar, önemli tehlikeler yarattılar. Bu karşılaşma öncesinde turnuvada attığı 3 golle dikkat çeken Pavlyuchenko sert şutlarıyla Casillas'ı çok zorladı. Rusların yıldız oyuncusu Arshavin ise ilk 45 dakikada etkisiz bir futbol ortaya koydu, İspanyolların savunmasındaki deneyimli isimleri, Arshavin'i tatlı-sert müdahaleler ile etkisiz hale getirdi. İlk yarıda İspanyollar adına en şanssız an golcü oyuncuları David Villa'nın sakatlanarak oyun dışında kalmasıydı. Bu yarının son dakikalarında baskısını arttıran İspanya'nın gol girişimleri de sonuçsuz kalınca ilk yarı 0-0'lık eşitlik ile sona erdi.

DAVİD VİLLA ŞOKU!
EURO 2008'de attığı attığı 4 golle İspanya'nın en büyük gol silahi olan David Villa, Rusya maçında sakatlanarak oyun dışında kaldı. Kullandığı serbest vuruş sonrası sakatlanan Villa, karşılaşmanın 35. dakikasında yerine Fabregas'a bıraktı. Villa, oyundan çıkarken yüzündeki acı büyüktü.

İSPANYA OYNADI, RUSYA İZLEDİ...
ilk yarısı golsüz sona eren karşılaşmanın ikinci yarısına da iyi başlayan takım İspanya'ydı. Yağmur altında oynanan karşılaşmada ayağa paslar ile Rusya savunmasını ikinci 45 dakikada dağıtan Boğalar, üç gol buldu. 50. dakikada gol perdesini Xavi ile açan İspanya, Güiza ve Silva'nın golleriyle farka koştu. İspanya bu farkı daha erken de bulabilirdi ancak Torres'in akıl almaz kaçırdığı goller, İspanya'nın gollerinin gecikmesine neden oldu. Ruslar, bu yarıda yalnızca İspanya'nın oyununu izlemekle yetindi. Arshavin ve Zhirkov gibi yıldızları çok etkisiz kalan Ruslar, ikinci yarıda hiç bir varlık gösteremedi. Her attığı golün ardından daha da rahatlayan İspanya, iyice dağılmış Rus savunması arasında sayısız gol pozisyonuna girdi. Rusya ise ikinci yarıda neredeyse pozisyona giremedi. 

BARÇA ORTAK YAPIMI...
İspanya Milli Takımı'nın Barcelona'da forma giyen iki önemli oyuncusu Xavi ve Iniesta, Boğalar'ın ilk golünü yaratan isimlerdi. Karşılaşmanın 50. dakikasında sol kanattan gelişen İspanya atağında Iniesta, ceza sahasına süratle giren Xavi'nin önüne çok iyi bir orta yaptı. Xavi bu topa kayarak ayak koydu ve topu ağlara gönderdi. Xavi, karşılaşmanın 69. dakikasında yerine Xavi Alonso'ya bıraktı.

HİDDİNK'TEN OYUNA MÜDAHALE...
Rusya'nın başarılı teknik direktörü Guus Hiddink, takımı mağlup duruma düştükten sonra oyuna hemen müdahale etti. 56. dakikada Bilyaletdinov'u oyuna alan Hiddink, Semshov'u kenara aldı, bu değişiklikten bir dakika sonra da Hollandalı teknik adam Saenko'yu çıkartıp Sychev'i oyuna sürdü.

TORRES ÇILDIRTTI...
İspanyollar'ın yıldız oyuncusu Fernando Torres, Rusya karşısında kaçırdığı goller ile taraftarlarına saç-baş yoldurttu. Özellikle karşılaşmanın ikinci yarısında çok net fırsatlardan yararlanamayan Torres, klasına yakışmayacak bir performans sergiledi. Torres'in bu kötü performansını gören Aragones, karşılaşmanın 69. dakikasında Torres'i kenara alıp yerine Güiza'yı oyuna sürdü. Güiza'da takımının ikinci golüne imza attı.

TORRES'İN YAPAMADIĞINI GÜİZA YAPTI...
İsmi Fenerbahçe ile anılan İspanyol golcü Güiza, oyuna girdikten dört dakika sonra takımının ikinci golüne imza attı. Sonradan girdiği karşılaşmalarda etkili performansıyla dikkat çeken Güiza, Fabregas'ın akıl dolu pasıyla ceza sahası içinde topla buluştu, göğsüyle topu önüne indiren golcü oyuncu kaleci Akinfeyev'in üzerinden topu ağlara gönderdi.

KAPANIŞ SİLVA'DAN...
İspanyollar'ın süper solağı Silva, Rusya karşısındaki arzulu futbolunu bir golle süslemeyi bildi. Büyük açıklar veren Rusya savunması arasında rahat pozisyon bulan Silva, Fabregas'ın pasıyla kaleci ile karşı karşıya kaldı. Genç yıldız plase bir vuruş ile kalecinin sağından topu ağlara gönderdi.



 

"TüRkler Asla Unutulmayacak"

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
"Türkler asla unutulmayacak"

 

Türkiye'nin Almanya karşısında aldığı 3-2'lik mağlubiyet sonucunda 2008 Avrupa Kupası'ndan yarı finalde elenmesi İngiliz basınında geniş yankı buldu.

The Daily Telegraph gazetesi, Philipp Lham'ın son dakika golünün Türkiye'yi evine, Almanya'yı ise finale taşıdığına dikkat çekerken, Alman milli takımının hep tur geçen, kazanan bir takım olarak tanındığını, Almanlar'ın 1954 Dünya kupası finalinde kendine güvenmeyi öğrendiğini hatırlattı ve "ama dün neredeyse kaybediyorlardı" yorumuna yer verdi.

"Almanlar 6. kez Avrupa kupası finaline ulaşmaya sadece 6 dakika uzaklıktayken Türkler yine olağanüstü bir şey yaptı" diyerek Semih Şentürk'ün attığı gole dikkat çeken gazete, Avusturya medyasının Türkiye'nin Hırvatlar karşısında aldığı zaferi "Viyana mucizesi" olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Gazetenin yorumunda, "Biz de az kalsın Basel mucizesine tanık olacaktık" denildi. Çeyrek finalde yine Semih Şentürk'ün attığı bir golün Hırvatlar'ın bütün direnişini kırdığını da hatırlatan Telegraph yazarı, "Ancak bu kez Almanlar'ın direnişi ortaya çıktı" dedi ve ardından gelen Lahm'ın golünün sonucu belirlediğini kaydetti.

Semih'in diğer maçlardaki rolüne de dikkat çeken ve yıldız futbolcunun adının "kurtarıcı" anlamına geldiğine işaret eden gazete, Fatih Terim'in mucizelere inanmadığına dair sözlerine atıfta bulunurken, Sabri'nin Lahm'a müdahalesinde hakemin vermediği penaltının dışında, Türkler'in şansa ve mucizeye güvendiklerini söylemenin mümkün olmadığını vurguladı. Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in, "nasıl mücadele edileceğini iyi bildiğini" de belirten Telegraph yazarı, Terim'in yaralı ve cezalı 9 oyuncusu varken tek geçerli stratejinin orta sahayı elinde kalanlarla doldurmak ve fırsat buldukça saldırmak olduğunu bildiğini yazdı. Almanlar'ın son derece gergin göründüklerini de belirten yazar, ilk yarı istatistiklerinin Türkiye'nin 11 kez şut attığını ve 9'unun hedefi bulduğunu gösterdiğini de hatırlattı.
 
NEREDEYSE AKIŞI DRAMATİK BİÇİMDE DEĞİŞTİRECEKLERDİ
The Independent gazetesi de Lahm'ın son sözünün Türkiye'nin asla vazgeçmeyen kahramanlarını finalden ettiğini yazdı. Alman milli takımını "yıpratırlar, şansınız olduğuna inandırırlar ve tam bunu beklediğinizde de kalbinizi kırarlar" sözleriyle anlatan yazar, bunun tipik Alman milli takımı olduğunu belirtirken, "bu maç Lahm'ın son dakika golüyle kazanıldı, Almanya 2008 Avrupa Kupası finaline giden takım oldu, ama göz kamaştıran taraf Türkiye'ydi, korkusuzca oyunlarıyla neredeyse bu turnuvanın akışını dramatik biçimde değiştireceklerdi" dedi.
 
Kimsenin yarı finalde yenilmiş, ancak bu kadar umutsuz koşullarda böylesine mücadele eden bir takım hatırlamadığı da kaydedilen Independent?in maç yorumunda, "Maçın bitimine 4 dakika kala Semih'in golüyle maçı kurtardıklarına inandılar, terk etmek istemedikleri turnuvada bu dördüncü tahayyül edilemeyen geri dönüşleriydi. Stadyumdaki bizler gözlerimizi oyundan alamadık" denildi. Almanya'nın sinirlerine hakim olmak gibi geleneksel özelliği ve Lahm'ın asla kaçırmayacağı bir pozisyon sonucu attığı golle galibiyeti yakaladığına işaret edilen yorumda, Almanya'nın dün gece oynanılan maçta "iyi oynayan taraf olmadığı halde önümüzdeki pazar günü 13. kez Dünya ve Avrupa şampiyonalarında final oynayacağı" hatırlatıldı. Rüştü'nün Almanya'nın ikinci golünde hatalı olduğunu da belirten yazar, "Ama o bile Türkiye'nin attığı gollerde suçlanacak tek kişi olan Jens Lehmann kadar zayıf değildi" dedi.
 
LAHM'IN SON HÜCUMU TÜRKİYE'NİN RÜYASINA SON VERDİ
The Times gazetesi de Philipp Lahm'ın son hücumunun Türkiye'nin rüyasına son verdiğini kaydederken, "Öldürülmesi için kalbine bir kazık saplanması ya da gümüş bir kurşunla vurulması gereken filmlerdeki canavarlar gibi, Türkiye'yi elemek için de özel bir şey gerekti" dedi.
Bunun için acımasız, amacı için soğukkanlılıkla kaderine yürüyen bir kahramana ihtiyaç duyulduğunu da belirten yazar, "Bütün büyük futbol turnuvalarında bunu bir şekilde yaptıkları gibi, Almanlar bu kez de bu adamı buldu" diyerek son golün sahibi Lahm'ın adına atıfta bulundu.
Son golün bu nefes kesici yarı final maçının bitimine bir dakika kala geldiğini de kaydeden Times yazarı, Alman milli takımının bütün maç boyunca hedefe yönelik üç önemli atak yaptığını, bunların her birinin de golle sonuçlandığını kaydetti.
 
Türkiye'nin destanının klasik mantıkla hiç bitmeyecek gibi göründüğünü belirten yazar, sadece 5 sağlam yedekle sahaya çıkan Türk milli takımı için "dün akşam iyi olan taraf onlardı" diye yazdı. Sonucun aslında bu şartlarda oynanan bir maçta Almanya açısından bir mucize sayılabileceğini de vurgulayan yazar, "İngiltere milli takımını böylesine büyük bir şampiyonada, yarı finalde David James, Micah Richards, Rio Ferdinand, Joe Cole, Wayne Rooney ve Michael Owen olmadan düşünün, bir fikir sahibi olursunuz" dedi.
 
Bütün bu avantajsızlıklara rağmen Türkiye'nin sadece ilk dakikalarda öne geçmekle kalmayıp ilk yarıda üstün oynayan taraf olmayı başardığını kaydeden yazar, "Lahm'ın golüne kadar yine Türkler'in maçı uzatmalara götüreceği düşünülüyordu. Penaltılarda Almanya'nın alt edilip edilemeyeceği bile merak edilmeye başlanmıştı" derken, Almanya'nın futbol turnuvalarında peri masallarına geçit vermeyen bir ülke olduğunu yazdı.
 
Türkiye'nin kaybetmesinin üzücü olduğunu, ancak bunun, takımın turnuvadaki genel gidişatıyla uyumlu sayılması gerektiğini savunan yazar, "Yarı finalin son dakikasına kadar dövüşçü şansı kullandılar, ama aslında turnuva boyunca sahada geçirdikleri 508 dakikanın sadece 14 dakikasında galip durumda oldular" dedi.
 
KATKILARI UNUTULMAYACAK
Türkiye'nin bu turnuvaya yaptığı katkının unutulmayacağını da vurgulayan Times yazarı, Türk milli takımının bu katkısının aslında kendi tarzında, Yunanistan'ın 2004'te yaptığından bile fazla olduğunu ifade etti. Daily Mail gazetesi de ilk yarının ilk dört dakikasıyla ikinci yarının son dört dakikasında "Türkiye'nin hayal kurmaya cesaret ettiğini" yazarken, "Cezalar ve sakatlıklarla parçalarına ayrılmış takımlarının sürprizler turnuvasından zaferle çıkabileceğine inanmaya cesaret ettiler" dedi.
 
Böyle bir maça tanıklık etmenin olağanüstü olduğunu yazan Mail, "Aslında Türkiye, burada Almanya'yı yenebilecek gibi göründü" derken, "Ancak üzücü olan şu ki, bütün maçlarda sadece 9 dakika galip durumda oynayabilen Türkiye kendisini bilmediği bir coğrafyada buldu ve avantajı uzun sürmedi" iddiasında bulundu.

Bu kadar berbat bir durumda, 9 futbolcusu sakat ya da cezalı olan Türkiye'nin kendilerini nasıl olup da bu kadar korkuttuğu sorusuna Almanlar'ın uzun süre yanıt arayacağını da kaydeden gazete, bu maçta Almanya kadar Türkiye'nin de kredi kazandığını vurguladı.
 
PARLAK TURNUVAYA YALDIZ EKLEDİLER
The Sun gazetesi de "Parlak turnuvaya yaldız ekleyen Türkler'in bu kez başaramadıklarını" yazdı. Daha önce üç kez ölüm döşeğinden kalkan Türkler'in Semih Şentürk'ün golüyle az daha dördüncü kez aynı şeyi gerçekleştirmek üzere olduklarını hatırlatan gazete, bütün stadyumun nutkunun tutulduğunu belirtirken, Almanlar'ın farkının burada ortaya çıktığını, İsviçreliler, Çekler ve Hırvatlar'ın defteri dürülürken, Almanlar'ın mevzi alıp yine son dakika tuzaklarını kurmayı başardıklarını kaydetti.
 
Terim'in takımının daha turnuvanın başında Portekiz maçında 5 oyuncusunu kaybettiğini ve Almanya maçına da 8 oyuncu eksiğiyle çıktığını yazan gazete, "Eğer bu müthiş takımdan öğrenilecek bir şey varsa o da ölmüş-gitmiş göründüklerinde bile emin olmak için tabutun kapağını açmak gerektiğidir. Almanlar emin oldular, mesele naaşı toprağa indirmeye kalmıştı, ama ceset yine canlandı. Semih, Sabri'nin pasıyla golü attı?? dedi.

"Türk takımını sadece dün akşam için değil, bütün turnuva boyunca ortaya koydukları müthiş performans için alkışlarken, Almanlara" olan görevimizi de yerine getirmeliyiz" diyen yazar, Almanlar'ın önemli bir kalite dersi verdiğini, bütün büyük takımlar gibi kötü oynarken kazanmayı başardığını bildirdi. Sun da Times gazetesi gibi Türk milli takımının turnuvaya yaptığı, hala şaşırtmaya devam eden katkıyı kimsenin asla unutmayacağını vurguladı.
 
ALMANYA ZAFERİ HAKETMEDİ
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Almanya'nın Philipp Lahm'ın attığı son dakika golüyle 2008 Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldiğini duyururken, Türkiye'nin büyük şanssızlık yaşadığını ve rakibine göre daha iyi oynadığını belirtti. "Almanya zaferi hak etmedi" yorumunu yapan BBC, Almanya Milli Takımı'nın ikna edici bir futbol oynamamasına rağmen bir kez daha büyük finale ulaşmayı başardığını kaydetti.
 
Sakat ve cezalı futbolcusu fazla olan Türkiye'nin beklentilerin tersine cesaret dolu performans sergilediğine dikkat çekilen yorumda, Türk Milli Takımı'nın süratinin rakibini şaşırttığı ve ilk yarıyı daha farklı skorla bitirmesi gerektiği belirtildi. Maçın sonuna kadar Türkiye'nin mücadelesinin bitmediğinin vurgulandığı yorumda, "Bu turnuvanın bize öğrettiği bir şey var. Türkiye'nin yenilgiyi kabul etmemesinin anlamı, yenikken dünyanın en tehlikeli takımı olduklarıdır. Türkiye maçı uzatmaya götürmek için çabaladı. Bu da hak ettiğinin en azıydı. Ancak mücadeleleri maçın son dakikalarında kalp kırıklığıyla sona erdi. Belki Almanya zaferi kucakladı, ama kredinin büyüğünü ortaya koyduğu muhteşem çabayla Türkiye hak etti. Aslında daha da çoğunu hak etti" denildi.

 

Yarı Final

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Yarı final, Rusya ve İspanya, 26 Haz 21:45

Benim IçIn Hedef Bitmez

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

Almanya´dan çekinmediklerini belirten Fatih Terim, "Ne ben ne de futbolcularım bugün bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz" dedi.

 ‘Kendimizi tanıttık’

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Türkiye’nin tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası’nda yarı final oynadığını ancak kendisi için hedeflerin bitmeyeceğini söyledi. Terim,  Almanya’dan çekinmediklerini ifade ederek, “Ne ben, ne de oyuncularım bugün bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Turnuva başında benim oyuncularımı dünya pek az tanımıyor demiştim. Şimdi kendimizi yeterince tanıttık. Yarın (Bugün) terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Mucize yok’
Futbolda mucize tanımadığını dile getiren Terim, “Mucize ve şans diyenlere gülüyorum. Einstein, (her şeyi mucize olarak görüp yaşayanlar ve hiçbir şeyin mucize eseri olmayacağına inananlar) diye iki gruba ayırıyor insanları. Ben ikincisine inananlardanım. Dünyaya kendimizi öyle bir hatırlattık ki, buna şans diyenlere şaşıyorum. Şans, mücadele edenin, oynayanın yanındadır. Finale biz çıkalım da öbür taraftan kim çıkarsa çıksın orası önemli değil. Sakatların cezalıların arkasına sığınamayız” dedi.


Fatih Terim’in saat uğuru...
Teknik Direktör?Fatih?Terim, Avrupa Şampiyonası’nda uğur olarak, eski federasyonda görev yapan yönetici Tahir Kıran’ın kendisine hediye ettiği saati kullanıyor. Turnuva öncesinde İtalya Başbakanı Berlusconi’nin kendisine armağan ettiği saati kullanan Terim, bugünlerde Kıran’ın hediyesi olan saati kolundan düşürmüyor. Tecrübeli hocanın, bugünkü Almanya maçında da aynı saati kullanacağı bildirildi.

Mercedes'te Milli Heyecan

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Mercedes'te milli heyecan2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda (A) Milli Takım'ın Almanya ile yarın yapacağı yarı final karşılaşması nedeniyle, Mercedes'in Aksaray'daki kamyon fabrikası üretimini saat 21.00'de durduracak.Mercedes'in Almanya ve Brezilya'dan sonra üçüncü kamyon üretim fabrikası Aksaray'da bulunuyor ve burada üretilen Mercedes kamyonlar, 56 ülkeye ihraç ediliyor.

 

1500 çalışanı ile kamyon üretiminde her yıl üretim ve ihracat rekorları kıran fabrika, yarın Türkiye ile Almanya arasında oynanacak yarı final karşılaşması dolayısıyla üretimini durduruyor.

Mercedes Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü Hans Ulrich Maik yaptığı açıklamada, milli maçı tüm işçilerin evlerinde izlemeleri için, yarın saat 21.00'de fabrikada üretime ara verileceğini söyledi.

Maik, "Fabrikanın 2. vardiyasında (akşam vardiyası) çalışan işçilerimiz saat 21.00 itibariyle imalatları durduracak. İşçilerimiz, milli maçı evlerinde izleyecek, sabah vardiyasıyla üretim yeniden başlayacak. Maç için verilen bu tatili ileriki bir zamanda telafi edeceğiz" dedi.

Maçı fabrikada işçilerle birlikte izlemek istediklerini, ancak buna uygun büyüklükte bir alan bulunmadığı için mümkün olmadığını ifade eden Maik, kendisinin ise maçı, Almanya'dan gelen misafirleri ve Türk dostlarıyla fabrikada izleyeceğini söyledi.

Milli TakıMı BıRakmayacağıM

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   
"Milli takımı bırakmayacağım"

EURO 2008'de Rusya'ya elenen Hollanda'da Ruud Van Nistelrooy milli takımı bırakma gibi bir düşüncesinin olmadığını söyledi.
Milli takımı bıraktığını açıklayan 37 yaşındaki tecrübeli kaleci Edwin Van Der Sar'ın aksine yıldız golcü aklında böyle bir fikir olmadığını ve bırakmak için herhangi bir sebebinin de olmadığını sözlerine ekledi. Hollanda'nın defans oyuncularından Giovanni Van Bronckhorst da milli takımı bırakacağına dair sinyaller verdi.

Deukisch'ler Final Oynayacak

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

Avrupa-Türkiye Turizm İş Konseyi Başkanı Hüseyin Baraner, Almanların da Türk Milli Takımının son dakika gollerini coşkuyla ve ayakta alkışladıklarını söyledi.Baraner yaptığı açıklamada, yarın akşam Avrupa Futbol Şampiyonası yarı final karşılaşmasında Almanya ile Türkiye'nin karşı karşıya geleceğine hatırlatarak, tüm dünya ülkeleri gibi Almanların da Türklerin son dakika gollerine hayranlık duyduklarını ve coşkuyla, ayakta alkışladıklarını belirtti. Turizmde yaşanan son dakikaların artık futbolda da yaşanmaya başladığına işaret eden Baraner, "Türkler turizmde olduğu gibi futbolda da son dakikayı çok iyi kullanıyorlar. Almanlar da Türk milli takımının son dakika gollerini coşkuyla ayakta alkışlıyorlar. Türkiye'nin son dakika hatta en son dakikada attığı goller Avrupa'da Türkiye fanatikleri yarattı" dedi.

 

Baraner, Derwall'in Galatasaray'ın başına gelişiyle modern futbolun ucundan tutan Türkiye'nin, Piontek ve Feldkamp ile sadece futbolda değil turizmde de hızla ilerlediğini belirterek, "Türk ve Almanları en çok futbol bir araya getiriyor, dostlukları perçinliyor. Son 30 yılda Türkiye'de çalışan 18 Alman hoca, disiplinleri ve Türk insanına gösterdikleri sıcaklıkla sadece Türklerin gönlünde hoş bir iz bırakmakla kalmayıp, Almanların yoğun şekilde Türkiye'ye gelmeleri için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, yapıyorlar" diye konuştu.

Türk ve Alman bayrağını tek bayrak haline getiren yüzbinlerce Almanya doğumlu Türk gencinin 'Deukisch' adı altında toplumlar tarih ansiklopedisine girecek yeni bir nesil tanımlaması yarattığına işaret eden Baraner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk gençleri, Alman'ın Deu'sunu, Türkisch'in 'kisch'ini alıyor ve Deukisch oluyorlar. Deukisch'ler, iki toplumu da gönlünde, ruhunda barındırıyor, (Bizim için biri olmazsa diğeri de olmaz, biz buyuz) diyorlar. Deukisch'ler 2006 Dünya Kupası'nda Almanya'nın bütün sokaklarında maç öncesi ve sonrası heyecanı iyice artırıyor, dünyanın her köşesinden gelen medya mensuplarının önünde adeta yaşlanan Almanya için şaşırtıcı bir renk, tat ve enerji kazandırıyorlar.

Artık Türk-Alman Kuşağı (Deukisch) adlı dernek bile var. Alman basını Türk kökenli gençlerin iyi bir imaj için nasıl mücadele ettiklerini anlatıyor, (bu potansiyelden yararlanmalıyız) diye manşet atıyorlar. Yarın Deukisch'lerin yine onbinlercesi sokaklara dökülecek. Ama şu kesin ve gerçek. Hangi takım kazanırsa kazansın Deukisch'ler final oynayacak."

Baraner, Türkler ve Almanların dost olmalarını istemeyen güçlerin de var olduğunu savunarak, bu grupların maçı fırsat bilip olay çıkarabileceklerini, bu nedenle provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiği sözlerine ekledi.

Puan Durumu

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

A POR - 6 | TUR - 6 | CZE - 3 | SUI - 3 B CRO - 9 | GER - 6 | AUT - 1 | POL - 1
C NED - 9 | ITA - 4 | ROU - 2 | FRA - 1 D ESP - 9 | RUS - 6 | SWE - 3 | GRE - 0

"AllahıN VerdiğI GüçLe Vurdum"

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

A Milli Takım EURO 2008 çeyrek finalinde Hırvatistan'ı penaltılarla 3-1 mağlup etti. Uzatmaların son dakikasında Ivan Klasnic'in golüne son saniyede Semih'le cevap veren Türkiye, penaltı atışları sonucu tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale yükseldi.

A Milli Takım tarih yazmaya tarihi bir maçla devam etti. 2008 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde Hırvatistan ile karşılaşan Türkiye, normal süresi 0-0, uzatma dakikaları 1-1 biten maçta rakibini penaltı atışları sonucu 3-1 yenerek adını yarı finale yazdırdı.

Grup maçlarında olduğu gibi yine bir son saniye golüyle maçı penaltılara götüren milliler, penaltılarda 3-1 galip gelip tarihinde ilk kez yükseldiği yarı finalde Almanya'nın rakibi oldu.

Viyana Ernst Happel Stadı'ndaki maça iki takım da atak başladı. 5. dakikada milliler Hamit'in sert şutuyla tehlike yaratırken, aynı dakika içinde bu kez Hırvatlar Sabri'nin hatasıyla önemli bir pozisyonu değerlendiremediler. Türkiye orta alandaki baskılı futboluyla oyun üstünlüğünü sağlamasına karşın, en net pozisyonda Modric'in kale önünden yaptığı vuruş üst direkten döndü.

Hırvatistan ilk 20 dakikanın ardından oyunda dengeyi kurdu ve özellikle sol kanattan millilerin kalesine yüklendi. Pas yaparak ve uzaktan şutlarla pozisyon arayan Türk Milli Takımı da bu girişimlerinden sonuç alamadı ve devre golsüz geçildi.

İkinci yarının ilk tehlikeli atağını da Hırvatistan gerçekleştirdi. Gökhan Zan ve Amre Aşık'ın hatasında kale çizgisi önünde oluşan karambolde rakip takım bir kez daha golden oldu. Bu bölümde üstünlüğünü kabul ettiren Hırvat takımının 57. dakikada Kranjcar ile girdiği poziyon Rüştü'nün ellerinde kaldı. İlk kornerini 62. dakikada kullanan milli takım, bu kez 70. dakikada Rakitic ile rakibine bir pozisyon daha verdi. Teknik direktör Fatih Terim 75. dakikada Mehmet Topal-Semih değişikliğine giderken 90. dakikada Modric'in vuruşu yine Rüştü'de kalınca maçın normal süresi golsüz bitti ve uzatma dakikalarına geçildi.

Uzatmaların 5. dakikasında Tuncay'la tehlike yaratan milli takım, 100. dakikada Semih, 102. dakikada da yine Tuncay'ın vuruşlarında çerçeveyi bulamadı. Türkiye'nin topa daha çok sahip olduğu uzatmaların ilk devresinin ardından, son 15 dakika bitmek üzereyken 119. dakikada Klasnic'in golüyle Hırvatistan 1-0 öne geçti. Umutların bittiği anda sahneye çıkan Semih uzatmaların son saniyesinde maçı penaltılara taşıyan golü attı: 1-1.

Penaltı atışlarında Türkiye Arda, Semih, Hamit ile isabet kaydedip rakibine 3-1'lik üstünlük sağladı ve tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale yükseldi. Yarı finalde Almanya ile mücadele edecek olan A Milli Takım'da kart cezalıları Volkan, Tuncay, Arda ve Emre Aşık forma giyemeyecekler.

» EURO 2008 ÖZEL: Gruplar, fikstür, puan durumları...

HIRVATİSTAN: 1 - TÜRKİYE: 3 (PENALTILAR)
Stat: Ernst Happel
Hakemler: Roberto Rosetti, Alessandro Griselli, Paolo Calcagno (İtalya)
Hırvatistan: Pletikosa, Pranjic, Simunic, Robert Kovac, Corluka, Niko Kovac, Modric, Rakitic, Kranjcar, Srna, Olic
Türkiye: Rüştü, Hamit, Gökhan Zan, Emre Aşık, Hakan Balta, Mehmet Topal, Sabri, Tuncay, Arda, Nihat, Kazım
Sarı Kart: Dk. 27 Tuncay (Türkiye)

Nihat'ın koşu yoluna harika bir pas... Nihat son çizgiye iniyor... Bir orta... Savunmadan dışarıya gidiyor top... Korner...

88. dakika... Hemen kullandık... Kafalardan seken top... Bir şut... Yine savunmadan dönüyor...

Yine hızlı çıktılar... Savunmamız eksik yakalandı... Bir orta... Korner...

Bu arada Uğur Boral'a sarı kart çıkıyor...

Srna kullandı köşe vuruşunu... Ön direkte karşılıyoruz...

90. dakika... Modric sağdan geldi... Yerden bir orta... Olic altıpasın hemen önünde dokundu... Rüştü iki hamlede kontrol ediyor...

Karşılaşmanın hakemi 3 dakikalık kaybolan zaman işareti veriyor...

33 metre mesafeden serbest vuruş kullanacaklar...

Srna var topun başında...

Kaleye vuruyor... Rüştü'de kalıyor top...

Ve maçın 90 dakikası golsüz eşitlikle sona eriyor... Maç uzatmalara gitti...

15 dakikalık ilk uzatma devresi başladı...

Sabri sağ kanattan ortalıyor... Savunma kafayla karşıladı...

Tuncay ceza sahasına girdi... Son çizgiye iniyor... Ortaladı... Kaleciden dışarıya gidiyor top... Korner...

Uğur Boral ortalıyor... Petric karşıladı...

97. dakika... Olic çıktı, Klasnic oyunda...

Hırvat ceza sahasında bir anlık karambol... Semih sağ çaprazda çevirmek istedi... Savunma araya girdi...

100. dakika... Semih ceza sahası ön çizgisi üzerinden sert vurdu... Az farkla üstten dışarıya gidiyor...

Tuncay Şanlı ceza sahası dışından vurdu... Az farkla yandan dışarıya gitti...

104. dakika... Nihat soldan ortalıyor... Semih'ten önce savunmanın kafası var...

Ve ilk uzatma devresinin son düdüğü geliyor... Hırvatistan 0-0 Türkiye...

İkinci uzatma devresinin ilk düdüğü çalıyor...

107. dakika... Klasnic'e faul yapan Emre Aşık sarı kart görüyor... Emre de turu geçersek cezalı duruma düştü...

Hızlı çıktık... Sağ kanattaki Arda'ya bir pas... Arda ortalıyor... Savunmadan döndü...

Hırvat ceza sahası ön çizgisi üzerinde seken top... Semih hareketlendi... Kovac son anda uzaklaştırıyor...

Sağ taç çizgisine yakın bir yerden serbest vuruş kullanacağız...

115. dakika... Nihat var topun başında...

Nihat ortalıyor... Kötü bir orta oldu... Taca gidiyor top...

117. dakika... Nihat çıktı, Gökdeniz oyunda...

Sol taraftan köşe vuruşu kullanacağız....

Uğur Boral ortalıyor... Gökhan vurdu kafayı... Üstten dışarıya...

Ve top ağlarımızda... 119. dakika, gol Klasnic... Modric sağdan ortaladı... Klasnic vuruyor kafayı... Top filelerimizde...

GOOOOOOOOOOOOOOOOOLLL... GOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOLLL... GOOOOOOOOOOOOLLL... DAKİKA 120+2 GOL SEMİİİİİİİİİİİİİİİİİİHHH...

MAÇ PENALTILARA GİTTİ...

İlk penaltı atışını Hırvatlar kullanacak...

Modric kaçırıyor... Modric kaçırıyor.... Yandan dışarıya gitti top...

Goooooooooooooooolll... Arda atıyor... Arda attı... 1-0

Srna attı... 1-1...

Semih de attı... Semih de attı... 1-2...

RAKITIC DE KAÇIRDI... KAÇIRDIIIIIIIII.... YANDAN DIŞARIYA GİTTİ... 1-2...

HAMİT DE KAÇIRMIYOR... 3-1...

YİNE KAÇIRDILAR... YİNE KAÇIRDILAR... RÜŞTÜ KURTARDI... TÜRKİYE YARI FİNALDE... 3-1...

 

Design by N.Design Studio
Hepsi - WeblogTR - Ücretsiz Blog