Türkiye'nin
Almanya karşısında aldığı 3-2'lik mağlubiyet sonucunda 2008 Avrupa
Kupası'ndan yarı finalde elenmesi İngiliz basınında geniş yankı buldu.
The Daily Telegraph gazetesi, Philipp Lham'ın son dakika golünün
Türkiye'yi evine, Almanya'yı ise finale taşıdığına dikkat çekerken,
Alman milli takımının hep tur geçen, kazanan bir takım olarak
tanındığını, Almanlar'ın 1954 Dünya kupası finalinde kendine güvenmeyi
öğrendiğini hatırlattı ve "ama dün neredeyse kaybediyorlardı" yorumuna
yer verdi.
"Almanlar 6. kez Avrupa kupası finaline ulaşmaya sadece 6 dakika
uzaklıktayken Türkler yine olağanüstü bir şey yaptı" diyerek Semih
Şentürk'ün attığı gole dikkat çeken gazete, Avusturya medyasının
Türkiye'nin Hırvatlar karşısında aldığı zaferi "Viyana mucizesi" olarak
nitelendirdiğini hatırlattı. Gazetenin yorumunda, "Biz de az kalsın
Basel mucizesine tanık olacaktık" denildi. Çeyrek finalde yine Semih
Şentürk'ün attığı bir golün Hırvatlar'ın bütün direnişini kırdığını da
hatırlatan Telegraph yazarı, "Ancak bu kez Almanlar'ın direnişi ortaya
çıktı" dedi ve ardından gelen Lahm'ın golünün sonucu belirlediğini
kaydetti.
Semih'in diğer maçlardaki rolüne de dikkat çeken ve yıldız
futbolcunun adının "kurtarıcı" anlamına geldiğine işaret eden gazete,
Fatih Terim'in mucizelere inanmadığına dair sözlerine atıfta
bulunurken, Sabri'nin Lahm'a müdahalesinde hakemin vermediği penaltının
dışında, Türkler'in şansa ve mucizeye güvendiklerini söylemenin mümkün
olmadığını vurguladı. Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in,
"nasıl mücadele edileceğini iyi bildiğini" de belirten Telegraph
yazarı, Terim'in yaralı ve cezalı 9 oyuncusu varken tek geçerli
stratejinin orta sahayı elinde kalanlarla doldurmak ve fırsat buldukça
saldırmak olduğunu bildiğini yazdı. Almanlar'ın son derece gergin
göründüklerini de belirten yazar, ilk yarı istatistiklerinin
Türkiye'nin 11 kez şut attığını ve 9'unun hedefi bulduğunu gösterdiğini
de hatırlattı.
NEREDEYSE AKIŞI DRAMATİK BİÇİMDE DEĞİŞTİRECEKLERDİ
The
Independent gazetesi de Lahm'ın son sözünün Türkiye'nin asla
vazgeçmeyen kahramanlarını finalden ettiğini yazdı. Alman milli
takımını "yıpratırlar, şansınız olduğuna inandırırlar ve tam bunu
beklediğinizde de kalbinizi kırarlar" sözleriyle anlatan yazar, bunun
tipik Alman milli takımı olduğunu belirtirken, "bu maç Lahm'ın son
dakika golüyle kazanıldı, Almanya 2008 Avrupa Kupası finaline giden
takım oldu, ama göz kamaştıran taraf Türkiye'ydi, korkusuzca
oyunlarıyla neredeyse bu turnuvanın akışını dramatik biçimde
değiştireceklerdi" dedi.
Kimsenin yarı finalde yenilmiş, ancak bu kadar umutsuz koşullarda
böylesine mücadele eden bir takım hatırlamadığı da kaydedilen
Independent?in maç yorumunda, "Maçın bitimine 4 dakika kala Semih'in
golüyle maçı kurtardıklarına inandılar, terk etmek istemedikleri
turnuvada bu dördüncü tahayyül edilemeyen geri dönüşleriydi.
Stadyumdaki bizler gözlerimizi oyundan alamadık" denildi. Almanya'nın
sinirlerine hakim olmak gibi geleneksel özelliği ve Lahm'ın asla
kaçırmayacağı bir pozisyon sonucu attığı golle galibiyeti yakaladığına
işaret edilen yorumda, Almanya'nın dün gece oynanılan maçta "iyi
oynayan taraf olmadığı halde önümüzdeki pazar günü 13. kez Dünya ve
Avrupa şampiyonalarında final oynayacağı" hatırlatıldı. Rüştü'nün
Almanya'nın ikinci golünde hatalı olduğunu da belirten yazar, "Ama o
bile Türkiye'nin attığı gollerde suçlanacak tek kişi olan Jens Lehmann
kadar zayıf değildi" dedi.
LAHM'IN SON HÜCUMU TÜRKİYE'NİN RÜYASINA SON VERDİ
The
Times gazetesi de Philipp Lahm'ın son hücumunun Türkiye'nin rüyasına
son verdiğini kaydederken, "Öldürülmesi için kalbine bir kazık
saplanması ya da gümüş bir kurşunla vurulması gereken filmlerdeki
canavarlar gibi, Türkiye'yi elemek için de özel bir şey gerekti" dedi.
Bunun
için acımasız, amacı için soğukkanlılıkla kaderine yürüyen bir
kahramana ihtiyaç duyulduğunu da belirten yazar, "Bütün büyük futbol
turnuvalarında bunu bir şekilde yaptıkları gibi, Almanlar bu kez de bu
adamı buldu" diyerek son golün sahibi Lahm'ın adına atıfta bulundu.
Son
golün bu nefes kesici yarı final maçının bitimine bir dakika kala
geldiğini de kaydeden Times yazarı, Alman milli takımının bütün maç
boyunca hedefe yönelik üç önemli atak yaptığını, bunların her birinin
de golle sonuçlandığını kaydetti.
Türkiye'nin destanının klasik mantıkla hiç bitmeyecek gibi
göründüğünü belirten yazar, sadece 5 sağlam yedekle sahaya çıkan Türk
milli takımı için "dün akşam iyi olan taraf onlardı" diye yazdı.
Sonucun aslında bu şartlarda oynanan bir maçta Almanya açısından bir
mucize sayılabileceğini de vurgulayan yazar, "İngiltere milli takımını
böylesine büyük bir şampiyonada, yarı finalde David James, Micah
Richards, Rio Ferdinand, Joe Cole, Wayne Rooney ve Michael Owen olmadan
düşünün, bir fikir sahibi olursunuz" dedi.
Bütün bu avantajsızlıklara rağmen Türkiye'nin sadece ilk
dakikalarda öne geçmekle kalmayıp ilk yarıda üstün oynayan taraf olmayı
başardığını kaydeden yazar, "Lahm'ın golüne kadar yine Türkler'in maçı
uzatmalara götüreceği düşünülüyordu. Penaltılarda Almanya'nın alt
edilip edilemeyeceği bile merak edilmeye başlanmıştı" derken,
Almanya'nın futbol turnuvalarında peri masallarına geçit vermeyen bir
ülke olduğunu yazdı.
Türkiye'nin kaybetmesinin üzücü olduğunu, ancak bunun, takımın
turnuvadaki genel gidişatıyla uyumlu sayılması gerektiğini savunan
yazar, "Yarı finalin son dakikasına kadar dövüşçü şansı kullandılar,
ama aslında turnuva boyunca sahada geçirdikleri 508 dakikanın sadece 14
dakikasında galip durumda oldular" dedi.
KATKILARI UNUTULMAYACAK
Türkiye'nin
bu turnuvaya yaptığı katkının unutulmayacağını da vurgulayan Times
yazarı, Türk milli takımının bu katkısının aslında kendi tarzında,
Yunanistan'ın 2004'te yaptığından bile fazla olduğunu ifade etti. Daily
Mail gazetesi de ilk yarının ilk dört dakikasıyla ikinci yarının son
dört dakikasında "Türkiye'nin hayal kurmaya cesaret ettiğini" yazarken,
"Cezalar ve sakatlıklarla parçalarına ayrılmış takımlarının sürprizler
turnuvasından zaferle çıkabileceğine inanmaya cesaret ettiler" dedi.
Böyle bir maça tanıklık etmenin olağanüstü olduğunu yazan Mail,
"Aslında Türkiye, burada Almanya'yı yenebilecek gibi göründü" derken,
"Ancak üzücü olan şu ki, bütün maçlarda sadece 9 dakika galip durumda
oynayabilen Türkiye kendisini bilmediği bir coğrafyada buldu ve
avantajı uzun sürmedi" iddiasında bulundu.
Bu kadar berbat bir durumda, 9 futbolcusu sakat ya da cezalı
olan Türkiye'nin kendilerini nasıl olup da bu kadar korkuttuğu sorusuna
Almanlar'ın uzun süre yanıt arayacağını da kaydeden gazete, bu maçta
Almanya kadar Türkiye'nin de kredi kazandığını vurguladı.
PARLAK TURNUVAYA YALDIZ EKLEDİLER
The
Sun gazetesi de "Parlak turnuvaya yaldız ekleyen Türkler'in bu kez
başaramadıklarını" yazdı. Daha önce üç kez ölüm döşeğinden kalkan
Türkler'in Semih Şentürk'ün golüyle az daha dördüncü kez aynı şeyi
gerçekleştirmek üzere olduklarını hatırlatan gazete, bütün stadyumun
nutkunun tutulduğunu belirtirken, Almanlar'ın farkının burada ortaya
çıktığını, İsviçreliler, Çekler ve Hırvatlar'ın defteri dürülürken,
Almanlar'ın mevzi alıp yine son dakika tuzaklarını kurmayı
başardıklarını kaydetti.
Terim'in takımının daha turnuvanın başında Portekiz maçında 5
oyuncusunu kaybettiğini ve Almanya maçına da 8 oyuncu eksiğiyle
çıktığını yazan gazete, "Eğer bu müthiş takımdan öğrenilecek bir şey
varsa o da ölmüş-gitmiş göründüklerinde bile emin olmak için tabutun
kapağını açmak gerektiğidir. Almanlar emin oldular, mesele naaşı
toprağa indirmeye kalmıştı, ama ceset yine canlandı. Semih, Sabri'nin
pasıyla golü attı?? dedi.
"Türk takımını sadece dün akşam için değil, bütün turnuva
boyunca ortaya koydukları müthiş performans için alkışlarken,
Almanlara" olan görevimizi de yerine getirmeliyiz" diyen yazar,
Almanlar'ın önemli bir kalite dersi verdiğini, bütün büyük takımlar
gibi kötü oynarken kazanmayı başardığını bildirdi. Sun da Times
gazetesi gibi Türk milli takımının turnuvaya yaptığı, hala şaşırtmaya
devam eden katkıyı kimsenin asla unutmayacağını vurguladı.
ALMANYA ZAFERİ HAKETMEDİ
İngiliz
yayın kuruluşu BBC, Almanya'nın Philipp Lahm'ın attığı son dakika
golüyle 2008 Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldiğini duyururken,
Türkiye'nin büyük şanssızlık yaşadığını ve rakibine göre daha iyi
oynadığını belirtti. "Almanya zaferi hak etmedi" yorumunu yapan BBC,
Almanya Milli Takımı'nın ikna edici bir futbol oynamamasına rağmen bir
kez daha büyük finale ulaşmayı başardığını kaydetti.
Sakat ve cezalı futbolcusu fazla olan Türkiye'nin beklentilerin
tersine cesaret dolu performans sergilediğine dikkat çekilen yorumda,
Türk Milli Takımı'nın süratinin rakibini şaşırttığı ve ilk yarıyı daha
farklı skorla bitirmesi gerektiği belirtildi. Maçın sonuna kadar
Türkiye'nin mücadelesinin bitmediğinin vurgulandığı yorumda, "Bu
turnuvanın bize öğrettiği bir şey var. Türkiye'nin yenilgiyi kabul
etmemesinin anlamı, yenikken dünyanın en tehlikeli takımı olduklarıdır.
Türkiye maçı uzatmaya götürmek için çabaladı. Bu da hak ettiğinin en
azıydı. Ancak mücadeleleri maçın son dakikalarında kalp kırıklığıyla
sona erdi. Belki Almanya zaferi kucakladı, ama kredinin büyüğünü ortaya
koyduğu muhteşem çabayla Türkiye hak etti. Aslında daha da çoğunu hak
etti" denildi.